Hiç tartışmasız Cuma Namazı farz1. Farz da, içinde bulunduğumuz durum nasıl?
Duruma iki yönden bakalım: İmamlar ve cemaat...
İmamlar:
Camilerin büyük bir çoğunluğunda imamlar cahil. Belli ki Kuran kurslarında ezberletilmiş, içine safsatalar katılmış bir takım hikâyelerle donatılmışlar. Çoğunluğu düşünmekten yoksun, bilgisiz, ezberci, robotlaştırılmış kişiler. Bunları bu makamlara kimler getiriyorsa asıl suçlu onlar. Bunca İmam Hatip Okulu varken ve bunca imam yetiştirirken nerede bu imamlar? Hiçbiri camide görev yapmayacaksa bu okulların anlamı ne? Bu okullar ne amaçla kuruldu? Yeniden gözden geçirilmeli değil mi?
Cuma namazı ezanı öncesi imam bir şeyler anlatıyor. 1400 yıl evvel sahabe ne yaparmış, nasıl yaşarmış?
İyi, güzel de anlatılan örnekler 1400 yıl öncesine ve Arap toplumuna ait. Ne bugüne ne de Türk örf adetlerine uyar. Denilebilir ki "Temel ahlak değişmez." Evet, doğrudur da anlatılan şeyler sadece ahlakla mı ilgili? Ne gezer! Günümüz şartlarında kimsenin işine yaramayacak bir takım bilgiler... Ayrıca ne kadar doğru olduğu da şüpheli... Zaten kimse dinlemiyor. Dinlese de anlaması mümkün değil; çünkü sinek uçsa kanat sesi duyulacak küçücük camilerin içinde kötü bir mikrofon ve hoparlörle anlatılan hiçbir şey anlaşılmıyor. İyi ki de anlaşılmıyor.
İmamın hitap şekli ve üslubu da dikkate değer: Sanırsınız imam tanrı olmuş, insanları eleştiriyor, azarlıyor. Veya cenneti garantilemiş de cemaatin hepsi cehennemlik.
Bu şartlarda, düşünün ki yüksek tahsilli, eğitimli kişiler; dekan, profesör vs. camiye gidiyor; bu üslubu ve cahilce konuşmaları dinliyor. Dinden, imandan çıkar. Zaten onun için camilere çoğunlukla bu gibi kişiler gitmiyor, gidemiyor. Hâlbuki imam denen kişinin halkın her kesiminden daha kültürlü ve bilgili olması gerekmez mi? Toplumun her kesimini eğitecek seviyede olması gerekmez mi?
Hutbeden hemen önce imam bir dua okuyor; ne dediğini kimse anlamıyor. Arkasından "Kelimeişehadet" getiriyor ama nasıl?
"Bu 'habibuhu' da nereden çıktı?" diyen yok... Kuran'da Hz. Muhammed için "Habip" yani "sevgili" kelimesi geçmez. Ancak İbrahim Peygamber için "Halil" yani "dost" kelimesi geçer2. Allah'ın demediğini, Allah adına kim ilave etmiştir? Bunun vebalini nasıl üstlenebiliyorlar? Vurgulamak gerekir ki kelimeişehadatin bu şekilde kullanılması bütün camilerde... Bu da gösteriyor ki, sorumlusu Diyanet İşleri başkanlığı. Bu konuyu, bilen kişilerin tekrar gözden geçirmesi gerekmez mi?"... ve eşhedü enne Muhammeden abduhu habibuhu ve Resulüh"
Cemaat:
Yazın camiler, sanki mesire yeri... İçerisi dolmadan, millet bahçede hasırları sermiş oturuyor. Önlerinde bir mangal eksik... İbadet için mi gelmiş bu millet yoksa serinlemeye mi, anlayamazsınız.
İçerisi de bir başka âlem... Gelenlerin azımsanmayacak kadarı çıplak ayaklı... Bakımsız ayaklar, hastalıklı tırnaklar; siz otururken burnunuzun hizasından geçiyor, yüzünüze çarptı çarpacak... Bir hışımla önünüze geçiyor, size secde yeri bile bırakmayacak kadar önünüze oturuveriyor. Secde ederken, zaman zaman ayaklarına alnınız veya burnunuz sürtüyor.
Saygı diye bir şey bilmeyen insan camiye gitse ne olur, gitmese ne olur! Belki gitmese daha iyi olur; hiç değilse başkalarının ibadetini engellemez. Çevresine, insanlara bu kadar değer vermeyen insan, sadece adet yerini bulsun diye gitmiştir camiye... Böyle ibadet mi olur!
Oysa hemen hemen bütün camilerde halıların üzeri secde için işaretlenmiş, nizam kurulmuş. İtiş kakışsız, nizam içinde, huşu ile namaz kılınacak sınırlar ayrılmış. Ama kimin umurunda!... İmamın mı?..
Manzara; sefillik, fakirlik, cahillik, saygısızlık örneği... Buraya çocuklarınızı, torunlarınızı götüreceksiniz de ibadete alıştırıp İslam'ı sevdireceksiniz, öyle mi!..
Vah milletim; sahipsiz milletim!.. Bu gidişle âdet Müslümanlığından başka bir şey kalmayacak. Aslında pek kalmadı da zaten!
Kimse el atmayacak mı; rayından çıkmış güzelim dini, aslına asaletine uygun hale getirmeye hiçbir yetkili talip olmayacak mı?
_____________
1 Cumua suresi 9. ayet: "Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah'ı anmaya koşun ve alış verişi bırakın. Eğer bilmiş olsanız, elbette bu, sizin için daha hayırlıdır."
2 Nisa suresi, 125. ayet: "... vetetehazellahü ibrahime halila". Yani: "... Allah İbrahim'i dost edinmiştir."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder