Soyadıyla hiç uyum sağlamayan iki kişi var ülkemizde. Belki bu durumda olan daha başkaları da vardır; kim bilir! En azından benim bildiğim yalnızca bunlar... Biri DTP genel başkanı Ahmet Türk, diğeri Prof. Mümtaz'er Türköne... Zira sorsanız, "Türk'üm" demezler; diyemezler. Türklüğü kabul edemezler; olsa olsa "Türkiyeliyim" diyebilirler.
"Nereden biliyorsun? Sordun mu ki?" derseniz, elbette sormadım. Bazı şeyleri sormaya gerek yoktur ki... Bellidir o... Hiçbir millet kendi ordusundan nefretle bahsedemez. Hiçbir Türk; ordusuna laf söylemez, söyletmez. Bunlar ise Türk Ordusu'ndan nefretle bahsederler. Nasıl "Türk'üm" diyebilirler ki?..
Hem Türk askerinin koruması altında bulunup Türk ekmeğini yiyeceksin, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin milletvekili olacaksın veya Türk üniversitelerinde okuyarak profesör olacaksın, bir zamanların Ülkücü gençlerinden olup sonra da Türklükten, Türk askerinden nefret edeceksin; Türk'ün kurt sembolü yerine Kangal köpeğini yakıştıracaksın! Nasıl şeydir bu? İnsana demezler mi "Hangi milleti benimsiyorsan onun tabiyetine gir" diye?
İşin aslına bakarsanız Türk olmak zorunda da değiller; sorun burada değil. Sorun, Türklüğü kabul etmedikleri veya Türk'ü aşağıladıkları halde soyadlarının Türk oluşunda... Bu soyadı kimbilir onları ne kadar rahatsız ediyordur! Neden değiştirmezler ki?
Türkiye Cumhuriyeti nüfus cüzdanı taşıyan herkes Türktür; Türk olmak zorundadır. Şayet değilse, bu nüfus cüzdanını taşıyamaz; taşımamalıdır. "Türk'üm" demeyen, diyemeyen, Türk değildir; Türk nüfus cüzdanı taşımaya hakkı yoktur. Hangi milletten iseler, o milletin pasaportuyla Türkiye'de bulunmalıdırlar. Hukuken bu böyle değil midir? Hem nasıl oluyor da Türk olmadan TBMM'de milletvekili olunuyor?
Birçok şeyi anlayamıyorum.
Anlamadığım şeylerden biri de "Barış!" ve "Savaş!". Hem de bu ifadeleri kullananlar sözüm ona aydın kişiler...
Barış da, savaş da bir ulusla olur, bir devletle olur. PKK ulus mudur, devlet midir ki savaştan veya barıştan bahsediliyor? Hem adına "Örgüt" diyorlar, hem de savaştan bahsediyorlar. Ne savaşı yahu? Ordu örgütle savaşır mı? Sadece tepeler!
Kaldı ki bunlar örgüt bile değil; dağ eşkıyası... Örgüt, AB ve ABD'nin kurduğu uluslararası bir teşkilat... PKK ise zavallılardan meydana gelmiş, konuşmasını bile bilmeyen, aralarında anlaşabilmek için adına "Kürtçe" dedikleri garip hırıltılar çıkararak iletişim sağlamaya çalışan, iki bacağı ve iki kolu olup da iki ayağı üzerinde durduğu için insan görünümünde olan dağ eşkiyası.
Bunların başı gibi gösterilen de APO denilen kara cahil, ödlek, beyinsiz bir zavallı... Ondan örgüt başkanı mı olur? AB ve ABD'nin çıkarları bittiğinde kenara atılacak bir paçavra... Zavallı, kendisini de gerçekten örgüt başkanı falan zannediyor. Halk da böyle diyor, zira halka da böyle empoze ediliyor.
Garip bir ülke haline geldik. Ne soyadıyla adamın uyumu var, ne de kavramlar bir anlam ifade ediyor. Bir saçmalıktır, bir karamboldur sürüp gidiyor. Millet de şaşkın...
Vah milletim!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder