Genel kanı, erkeklerin aldatmasının kadınlardan fazla olduğu yönünde. Doğrudur da... Konumuz, erkeklerin aldatması...
Aldatan erkek, hanımlar tarafından hep aşağılanır. Nedeni ne olursa olsun... Hiçbir zaman nedeni sorgulanmaz. Oysa her şeyin bir nedeni vardır. Özellikle konu erkek olunca...
"Gül gibi karısı varken yapılır mı bu?", sıkça duyduğumuz sözlerdendir. Toplumun bir erkek için yeterli gördüğü şey, gül gibi karısı olması... Peki erkek için de yeterli mi bu? Hem, "Gül gibi" ne demek? Güzel mi demek isteniyor? Evetse; güzellik yeterli mi? Tek kriter "Gül gibi olmak" mı?
Şayet bir erkek eşini aldatıyorsa hiç şüphe yoktur ki sorumluluğun en büyüğü eşindedir. Bir kadın isterse elde edemeyeceği erkek yoktur; eşini nasıl tutamaz? Erkekler salaktır. Biraz ilgi, biraz güler yüz yeterlidir erkeğe.
Kadınlar ise çoğunlukla hiç ilgi göstermeden, yalnızca ilgi bekleyerek yaşarlar; bunu beklediklerini de belli ederler. Salakça gururları olduğundan, erkekler bunu belli etmezler; kadınlar da, erkeklerin ilgiye muhtaç olduklarını göremezler. Düşünmezler de...
Nedeni ne olursa olsun; bu, erkeği haklı kılar mı? Elbette kılmaz. Ancak, sorun da görmezden gelinemez.
Erkeğin para karşılığı birlikte olduğu kadın ne yapar? İlgi gösterir. Para karşılığı... Erkek de parasıyla satın alır bu ilgiyi. Yoksa sanıldığı gibi seks değildir aslında erkeğin öncelikli beklentisi; o, bir bahanedir. Para karşılığı da olsa, görev için de olsa; kendisine sarılan, güler yüz ve şefkat gösteren, sahte de olsa iltifat eden bir kadın bulmuştur birkaç saatliğine... Devamlılığını istiyorsa bu suni şefkatin, hayat kadınının yerini metres alır.
Bu kadarını yapamaz mı bir eş?
Yapamıyor işte...
O zaman suç kadının... Hiç boşuna suçlamasın erkeğini. Sahip çıksın. Bir hayat kadınının, bir metresin yaptığı kadar...
İşin tuhaf yanı, erkek de ne aradığının farkında değil... O da öncelikle seks aradığını sanır.
*************
Not: İstisnalar kaideyi bozmaz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder