Kanal 1'de bu akşam (19.07.2009) Emel Sayın'ın konseri vardı.
Büyük bir hevesle ekran karşısına geçtim.
Geçmez olaydım! Aman Allah'ım o ne rezalet!
Güzelim Türk müziği, gâvur hayranlığı sonucu katlediliyordu.
Nedir o orkestranın hali!... Ne yapmak istiyorsunuz be adamlar! Benim 50 yıldır dinlediğim müziğimi nasıl katlettiniz? O gâvurlaştırılmış hale sokunca kimleri mutlu ettiniz? Kim anladı bu müzikten? Toplumun hangi kesimi beğendi veya anladı? Ne anlayacaksa!..
Avrupalılaşmış mı olduk yani şimdi? Kültürümüzün her alanını Avrupalılaştırdığımız zaman medenî mi olacağız? Bize ait, Türk'e ait hiçbir kültür izi bırakmamaya yemin mi ettiniz?
Be adamlar! İlla yabancı müziği şeklinde yeni bir tarz ortaya çıkarmak istiyorsanız, gücünüz yetiyorsa, sanatkâr olduğunuzu iddia ediyorsanız; yeni güfte ve yeni bestelerle bir ekol yaratın, kendinizi öyle kanıtlayın. Benim müziğimi, benim kültürümü yozlaştırmayın.
Yalnız müziği mahvetmekle kalmadınız, bir de o pis gürültü içinde Emel Sayın'ın o bülbül gibi şakıyan muhteşem sesini boğdunuz.
Haddini bilen orkestra, böylesine muhteşem bir ses sanatkârının sesini bastırarak çalmaz. Müzik; sesini yükseltmeye utanır, saygı gösterir. Ses sanatçısının sesi ön plandadır, müzik değil!. Hattâ zaman zaman müziğin sesi tamamen kesilir ki sanatkârın sesi bütün ihtişamıyla duyulabilsin.
Sizin yaptığınız ise tam bir kendini bilmezlik. Müzik zannettiğiniz gürültülerden Emel Sayın'ın sesini duyamadık bir türlü.
Bu adamlar, halkı değilse kimi muhatap alıyorlar? Bu müzik sandığınız gürültü kime? 70 milyonluk ülkede kaç tane "Avrupalı görünme" sevdasında sonradan görme var? Kendilerinden "Biz aydınlar..." diye bahseden, kendi kendini aydın ilan etmiş; belki mektep medrese görmüş ama kara cahil, milliyetinin ne olduğu belli olmayan güruhun hepsini toplasan birkaç bini bulmaz. Bu güruh mu bu milleti aydınlatıp yön verecek? Kendisi karanlıklar içinde yüzerken! Kendisi Türk olmaktan utanan, batılının ise "dönme" diye adam yerine koymadığı, ortada kalmışlığından haberi olmayan bu güruh mu bana hakim olacak?
Hiç değilse Yunus Emre'min muhteşem şiirine dil uzatmasaydınız! Onu bozmaya çalışmasaydınız! Asla bozamayacaksınız ya!..
Asıl anlayamadığım, asıl üzüldüğüm ise o muhteşem ses sanatkârı; sanatıyla, sesiyle iftihar ettiğimiz güzelim Emel Sayın nasıl razı oldu bu rezalete?
Vah milletim benim!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder