"Maganda" konusunda birçok yazı ve hatta filmler var ama magandalığın nereden kaynaklandığına kimse temas etmiyor. Kaynağı tartışılıp doğru teşhis konmadıkça da yaygınlaşacağı kesin. Yaygınlaşıyor da...
Dünyanın gözünde öyle bir duruma geldik ki, Türk kelimesi ne yazık ki magandayla eşdeğer anlamda. Biz de kendimiz hakkında farklı düşünmüyoruz ya...
Magandalığın ana sebebini kültürsüzlük oluşturuyorsa da tek neden bu değil elbette.
Magandalaşmaya başlamadan, uzun yıllar önceki halkımızın çok farklı olduğunu biliyoruz. Özellikle "İstanbullu" dendiğinde belli bir seçkinlik anlamı belirirdi kafalarımızda. "Şehirli" kavramı, daha da genelleştirirdi bu düşüncemizi. Ne olduysa, nasıl olduysa bugün durum tam tersine döndü. Şehirli deyince aklımıza maganda geliyor. Yabancıların aklına ise, ne yazık ki, Türk deyince...
Magandalık nasıl oluşuyor?:
Sorunun cevabı, tek kelimeyle "GÖÇ"... Yoğun göç...
Masum ve tertemiz Anadolulu, büyükşehire geldiğinde farklı bir kültürle karşılaşıyor; bu kültüre uyum sağlamak zorunda kalıyor. Yeni karşılaştığı bu kültüre uyum sağlama çabası içinde kendi kültürünü kaybettiği gibi yeni şartlarla da bütünleşemiyor. İki arada, bir derede kalıyor. Kendini kabul ettirmeye, kendini ispata çalışıyor. Bunun için de her türlü saçma ve bilinçsiz davranışlara başvuruyor. Yozlaşmış bu tarz, karşımıza maganda kültürü olarak çıkıyor. Anadolu'dan yabancı ülkelere göçen halkımız için de aynı durum geçerli... Ne Avrupalılaşabiliyor, ne de kendi kültürünü muhafaza edebiliyor.
Şehirlerin göç alma nedenleri ortadan kaldırılmadıkça magandalaşmanın önüne geçmek de mümkün olamayacak gibi. İş bu kadarla da kalmıyor. Bir yol bulunup göç engellense bile, magandalaşmış ailelerin yetiştirdikleri nesiller, uzun yıllar bu yozlaşmış kültürün devamı için yeterli neden oluşturacak.
Sonuçları düşünülerek baştan tedbir alınmamış her oluşum, düzeltilmesi imkânsız sonuçların nedeni olabiliyor.
Bu yozlaşmanın nedeni elbette millet değildir. Devlet dediğin, bu hesapları yapar. Bunun gibi hayatî politikaları hükümetlere, belediyelere bırakmaz; devlet politikası haline dönüştürür. Onun işidir bu. Hükümet dediğin ise, bu sorumlulukları üstlenir, gerekli politikaları yürütür. Peki, bu hesapları yapamayan devletlere ne gözle bakılır? Şimdi bize bakıldığı gibi bakılır işte... Olan da millete olur. Kendi arasında bile uzlaşamaz; bölünür.
En büyük bölünme, kültür farklığından doğan bölünmedir. Hem de en tehlikelisi! Acısını da tabi ki millet çeker.
Vah milletim!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder