Türkiye'de siyaset iflas etmiştir. Belki de hiçbir zaman siyaset kültürü oluşmamış demek daha doğrudur. Olabilir de... beni üzen, hiçbir zaman oluşmayacak gibi görünen gidişattır.
Toplumumuzda henüz biat kültürü devam ediyor. Bu gidişat gösteriyor ki, bu milletin demokrat düşünceyi, cumhuriyeti anlaması, kabullenmesi ve hazmetmesi gibi üç büyük aşamadan geçmesi gerekiyor.
AKP'yi konuşmaya gerek yok; onun zaten biat kültürünün bir devamı olduğunu herkes biliyor. Kabile, aşiret yönetiminden taviz vermeye niyeti yok; olmaz da... Zira beslendiği taban ve muhatapları da bu görüşte...
Asıl sorun diğerlerinde... CHP de aynı aşiret yönetimi zihniyetindeymiş; bunu da yeni anlıyoruz. En azından ben yeni anlıyorum. Aşiret reisi, görevini bırakırsa, cemaati ne yapacağını bilemiyormuş. Şaşırıp kalıyormuş. Genel kurulda kimse adaylığını koyamıyormuş. Biri adaylığını koyacak olsa, hain ilan edilecek. En azından sadakatsiz... Yazıklar olsun!
MHP çok mu farklı? Genel Kurullarında bir başkan adayı çıkabiliyor mu? Asla!.. Onlar da sadakatsizlik sayıyor, hainlik sayıyor. Tabanı, bir başbuğun emrinde olmak istiyor. Tam teslimiyetle...
Bir an için şu üç partinin durumlarına dışarıdan bakın, göreceksiniz...
Gelelim millete...
Kime sorsanız bir kurtarıcı kahraman arıyor. Kişilerin peşinde... Ama asla kurumların değil...
AKP'yi tutanlar, aslında R. Tayyipçi...
CHP'yi tutanlar, aslında Baykalcı...
MHP'yi tutanlar, aslında Bahçelici...
Milletin tamamı, parti mensuplarının tamamı liderin emrinde... Hiçbiri kurumu tutmuyor. Kurumlaşma mantığı, düşüncesi henüz oluşmamış. Bir bakıma cemaatçi... Tuttuğu parti ülkeyi batırsa da, mahvetse de, millet, liderini terk etmez. Sadakatsizlik sayar, ihanet sayar.
Osmanlı'nın 623 yıllık cemaatçilik, ümmetçilik mantığı, ne milletin ne de partilerin zihniyetinde değişmemiş. Kolay kolay da değişmeyecek gibi...
Tekrar ediyorum; bu milletin demokrasiyi ve cumhuriyeti; anlaması, kabullenmesi, hazmetmesi gibi 3 büyük aşamadan geçmesi gerekiyor.
Bu da çoook zor... Çoook uzun yıllar alacak...
O dev adam... o dâhi... o koca Mustafa Kemal, boşuna harcamış ömrünü... Onun zamanında da "Bu millet adam olmaz!" diyenleri o; "Böyle konuşmayın!" diye azarlamış. Onun, bu millet için kendini kahrettiğini görüp "Değer mi?" diyenlere de aldırış etmeden hayatını feda ettiğini tarih yazıyor.
Zaman zaman ümitsizliğe kapılıp "Gerçekten değer miymiş?" demek aklımızdan geçmiyor değil!
O koca adam, o dev adam "Değer" gördüyse, bizim de "Değer" dememiz gerekiyor. Pek içten söyleyemesek de...
Bu millet kula kulluktan, ümmetçilikten kurtulamayacak mı?
Bu millet, her namazda okuduğu Fatiha Suresi'ndeki "Biz yalnız sana kulluk ederiz" ayetinin manasını hâlâ anlamayacak mı?
Vah milletim!
Vah benim koca Atatürk'üm!... Sana layık olamadık.
Affet bizi!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder