Herkes birilerinden bahsederken söze "Sayın" diye başlıyor.
Ne güzel!..
İyi güzel de... sonra gelen hakaretler ne oluyor? Diyorum ki "Hakaret edip aşağıladığına göre saygı duymuyorsun. Saygı duymadığın bir insana neden "Sayın" diyorsun? Anlamı ne bunun? "
Merak ediyorum; bir insan herkese saygı duymak zorunda mı? Hukuken bir mecburiyet mi var?
Saygısızlık etsin demiyorum ama saygı duymak zorunda da olamaz kimse kimseye...
Saygı duyulmayan kimse makam sahibi de olabilir. Söze başlarken konu edilen kişiye makam sıfatıyla başlamak yeterli değil mi? Gerçekten saygı duyulan kimseye "Sayın" demek, düşüncelerin daha net anlatıldığı bir şekil olmaz mı?
Son zamanlarda özellikle siyasetçilerde moda oldu bu "Sayın" kelimesi ve ardından gelen hakaretler. Ülkeyi yöneten veya yönetmeye talip olanlara yakışmıyor... Hem milletin huzurunda hakaret yakışmıyor, hem de "Sayın" sözcüğü uyum sağlamıyor. Hem milletin Türkçesini bozuyorlar, hem de milletin onlara saygısı ve güveni kalmıyor.
Siyasetçilerden söz açılmışken...
Halkın önünde veya gurup toplantılarında, muhaliflerinden söz ederken sanki karşılarındaymış gibi konuşuyorlar, bağıra çağıra hesap soruyorlar: "Hadi gel de şunu yap bakalım... Sen şunu yapmadın mı?... " diye... Sanki karşı karşıya imişler de kavga ediyorlar gibi... Sonra o kişiyle karşılaştıklarında, gülücükler sunarak el sıkışıyorlar. Aynı sözleri birbirlerinin yüzüne söyleyemiyorlar. Bunun adı da "siyaset" oluyor, "nezaket" oluyor. Halkın karşısında gösterdikleri kahramanlık, atıp tuttukları kişiyle karşılaşınca yok oluyor.
Ne böyle nezaket olur, ne de siyaset...
Bütün siyasiler milleti bıktırdılar bu mahalle kavgasından. Ne yazık ki farkında değiller. "Yüce Meclis" sözü ağızlarından düşmüyor. Meclis kendilerinden oluşmuyor mu? Bu mu yücelik? Yüce Meclis'e yakışıyorlar mı?
Siyasetin çivisi çıktı; çivisi...
Vah milletim!..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder